Fatih Sultan Mehmet Han’ın Vefatının 594. Yıl Dönümünde Şanlıurfa’dan Anlamlı Mesaj: “Medeniyetin Fatihine Minnetle…”
Şanlıurfa’da yaşayan Hasan İLK, cennet mekân büyüklerimizden Fatih Sultan Mehmet Han’ın 30 Mart 1432’de vefatının 594. sene-i devriyesi dolayısıyla anlamlı bir açıklama yayımladı. Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birine imza atan, yalnızca bir hükümdar değil aynı zamanda bir medeniyet inşa eden Fatih Sultan Mehmet Han’ın hatırasını yaşatmanın her neslin vazifesi olduğunu belirten Hasan İLK, mesajında Fatih’in dünya tarihine yön veren liderlik vasıflarına dikkat çekti.
Hasan İLK açıklamasında, Fatih Sultan Mehmet Han’ın adının geçtiği her yerde saygı, gurur ve minnet duygusunun hâkim olduğunu dile getirerek, özellikle Şanlıurfa gibi köklü bir kültür mirasına sahip şehirlerde Fatih’in izlerinin daha derinden hissedildiğini vurguladı. Fatih Sultan Mehmet Han yalnızca bir şehrin değil, bir çağın kapılarını aralayan; askeri, siyasi ve bilimsel dehasıyla medeniyetin yönünü değiştiren eşsiz bir liderdi.
Dünya siyasetinin en çalkantılı dönemlerinden birinde tahta çıkan Fatih Sultan Mehmet Han, henüz genç yaşta sergilediği vizyonuyla çağdaşlarının bile ötesine geçmişti. Onun adını duymak, 15. yüzyılda Avrupa saraylarında korku ve tedirginlik oluşturuyordu. Avrupa krallıkları, İtalyan şehir devletleri ve Papalık makamı onun yükselişini durdurmak için defalarca seferberlik çağrısında bulunmuş, özellikle İstanbul’un fethinden önce ve sonra Fatih’in siyasî hamlelerini engellemek adına birçok girişimde bulunmuştu. Ancak tüm bu çabalar, Fatih’in askeri zekâsı ve devlet yönetimindeki bilim temelli yaklaşımı karşısında etkisiz kalmıştı.
Hasan İLK, açıklamasında bu noktaya özellikle vurgu yaparak, Batılı tarihçilerin Fatih Sultan Mehmet Han’ı “Doğu’nun Napolyon’u” şeklinde sınırlı tanımlara hapsetmek yerine, onun gerçek kimliğini “Avrupa’nın fatihi” olarak kabul ettiklerini hatırlattı. Çünkü Fatih, yalnızca askeri fetihlerin değil, bilimsel çalışmaların, kültürel gelişmelerin ve adalet anlayışının merkezinde yer alan bir yönetici portresi çizmişti. Kurduğu kütüphaneler, bilim insanlarına tanıdığı özgür çalışma ortamı, sanatçılara verdiği değer, onun imparatorluğa bıraktığı asıl mirasın entelektüel ve kültürel boyutunu oluşturuyordu.
“Fatih bir şehri değil, bir medeniyeti fethetti” diyen Hasan İLK, Şanlıurfa’nın da tarih boyunca farklı medeniyetlerin beşiği olmuş bir şehir olarak Fatih’in bıraktığı mirası en iyi anlayan kentlerden biri olduğunun altını çizdi. Şanlıurfa’nın tarihsel dokusu, bilim ve kültür geleneği; Fatih’in çağlar ötesine uzanan devlet anlayışının Anadolu’daki yansımasını yaşatmaya devam ediyor.
Açıklamasında, Fatih Sultan Mehmet Han’ın sadece askeri başarılarıyla değil, aynı zamanda ilme verdiği önemle de örnek bir devlet adamı olduğunu ifade eden Hasan İLK, bugün dünyanın birçok ülkesinde örnek alınan yönetim modellerinin, adalet anlayışının ve şehirleşme projelerinin temellerinin Fatih döneminde atıldığını söyledi. Geliştirdiği adalet sisteminin toplumun her kesimini gözetmesi, milletlerarası ilişkilerde benimsediği akılcı politika ve farklı din, dil ve kültürlere gösterdiği hoşgörü; onun neden dünya liderleri arasında özel bir yere sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’u fethederek bir çağın kapanıp yeni bir çağın başlamasına vesile olduğunu aktaran Hasan İLK, bu büyük zaferin salt askeri bir sonuç değil; aynı zamanda ilmin, stratejinin ve kararlılığın birleşimiyle ortaya çıkan bir medeniyet hamlesi olduğunu dile getirdi. “Bir komutanın ötesinde, bilim insanlarının çalışmalarını bizzat takip eden, mühendislikten astronomiye kadar pek çok alanda bilgi sahibi bir hükümdardan söz ediyoruz” diyen Hasan İLK, Fatih’in çok yönlü kişiliğinin bugün dahi modern devlet anlayışı için ilham kaynağı olduğunu vurguladı.
Hasan İLK, Şanlıurfa’dan yaptığı açıklamada ayrıca şu ifadeleri kullandı:
“Fatih Sultan Mehmet Han, yalnızca zaferleriyle değil, ilme verdiği değerle, adaleti önceleyen yönetim anlayışıyla ve milletine olan bağlılığıyla tarihin en büyük liderlerinden biridir. 594 yıl önce bugün ebediyete irtihal eden bu büyük hükümdarı rahmetle, minnetle ve özlemle yâd ediyoruz. Onun açtığı yolda bilimle, kültürle ve adaletle yürümek hepimizin ortak görevidir. Şanlıurfa’dan yükselen bu ses, Fatih’in mirasına sahip çıkma irademizi göstermektedir.”
Fatih Sultan Mehmet Han’ın vefatının yıl dönümünde düzenlenen etkinlikler ve anma programları, Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Şanlıurfa’da da anlamlı buluşmalara sahne oluyor. Hasan İLK, kentte gençlerin tarihi daha iyi anlaması, medeniyet bilincinin gelişmesi ve geçmişten geleceğe güçlü bir köprü kurulması için bu tür anma günlerinin önem taşıdığını belirtti. Ona göre, Fatih Sultan Mehmet Han gibi bir dehanın hayatını anlamak, genç nesillere sadece tarih bilgisi kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda stratejik düşünmeyi, vizyon sahibi olmayı ve bilimle ilerlemenin önemini kavratıyor.
Hasan İLK’in açıklaması, Şanlıurfa’nın kültürel ve tarihi duruşunu bir kez daha ön plana çıkararak, medeniyetimizin en büyük mimarlarından olan Fatih Sultan Mehmet Han’ın hatırasına güçlü bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Bu özel günde yapılan tüm anma etkinlikleri, Fatih’in bıraktığı büyük mirasın bugünün dünyasında bile yol gösterici olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Sonuç olarak, 594 yıl önce ebediyete uğurladığımız Fatih Sultan Mehmet Han’ın mirası, sadece tarih kitaplarında değil; devlet yönetiminden bilime, kültürden toplumsal adalete kadar hayatın her alanında yaşamaya devam ediyor. Şanlıurfa’dan yükselen bu anlamlı mesaj ise, bu mirasın gelecek nesillere taşınmasında önemli bir rol üstleniyor.

Girişimci ve yazılımcıyım. Yapay zeka programcıyım , Siber Güvenlik Uzmanıyım , KVKK uzmanıyım ve Adli Bilişim Uzmanıyım. Ayrıca Beyaz Şapkalı Hacker’lık sertifikalarımda vardır. Ekonomide 2007 den beri borsa, hisse senedi ve kripto parada al sat yapmaktayım. Ayrıca giyebilir teknoloji ile biyo-nano teknoloji hakkında da merak, ilgi ve bilgi sahibiyim. ArtSOFT BİLİŞİM BİLGİ TEKNOLOJİLERİ , organik hayvanlık girişimleri ve diğer girişimlerim vardır.

